16 Nisan 2010 Cuma

aşıktım sana , kör oldum sana

Bulunmayan hint kumaşı kalbim .
Elimde iskambil kağıtları ,
falım çıkmadı ,
Tutkunuyum dolunayın ;
ama sana hiç aydınlanmadı .
Kayan yıldızların dilekleri de olmadı,
"her şey de hayır vardır" dedim kendime ,
hayırsızdı belki gerçekler.
Örtmeden uyudum ruhumu,
ayakta ama hala bedenim.
Söylenememiş sözlerin derdinde kalbimin bir yeri,
bir yeri seni özlemekte;
bazen de, "olmasan der" gibi ama ;
sonra toparlanıp kokuna sarılmakta.
Tütüyor hasretin bende ,
"ne zaman biter bu günler" diye soruyorum Tanrı'ya ,
vakti var biliyorum .
Sıraya dizildi bütün yollar ,
"birgün bizimki de buluşur"
Ve yine "gelse de o yıllar gülsek dün gibi" diyorum...

14 Nisan 2010 Çarşamba

BİR ŞEY YAPMALI !

Özlüyorum bazen eskileri ,
eski olmayı , geçmiş gibi düşünmeyi.
Eski çocuklukları , oynanan oyunları ,
söylenen sözleri , dinleyen beyinleri.
Herkesin haddini bilirliğini,
Tutulan ellerin kıymetinin bilindiğini,
toprağın nimetini , haram olan ile helalin ayrımını,
saf olan şeyleri,
göz değdirilmeyen güzellikleri .
Özlüyorum ben
Vatanımı ,
Atamın yaptıklarına minnet duyulmasını,
bayrak bir denilmesini ,
çürütülmemiş beyinleri ,
hak hukuk birliklerini,
Türk kardeşliğini .
Özlüyorum ben ey büyükler sizi !
Osmanlı torunları olup Türk gibi büyüyüp,
ülkem sınırlarında yediği kaba tükürmeyen insanları,
ama yok ;
..Bu yüzden bir şeyler yapmak gerek artık...