20 Nisan 2012 Cuma

ayrı dünyalar

Bir bulutu karalama defteri yaptım.
Evet, yaptım.
Senin olmaz dediklerini, ben teker teker yaptım . . .
Saçımı kestirdim,
saçımın rengini değiştirdim.
"Yapamazsın !" dedin, 54 kilo oldum.
"Asla ! " dediğin yükseklik korkumu yendim.
Hiç sevmediğim kırmızı eti yemeği becerdim...
Karanlıktan korkan ben, sokak aralarında geceleri fotoğraf çeker oldum.
Seninle gittiğimiz sahillere hiç uğramadım,
en sevdiğimiz yerden "Ayvalık"tan vazgeçtim
Sen : " Biz ayrılmayacağız ki hiç..." dedin. Yıl 2012 biz artık yok ki !
Şimdi ideasına var mısın benimle ? Yaptıklarımız ve yaptıklarım adına ...

Tek düze olan hayallerinin hep en başında "biz" vardı ama ; renklere bizi hiç bulamadın .
Ağladım !
Şimdi sesim titremiyor, inan buna . Sadece arada bazı filmler etkiliyor beni o kadar. O da normal diyor herkes onca yaşanmışlığın hatırına. Ee bir de sen ve ben olunca kahramanlar, "biz"i düşünmezsem cellattan ne farkım olur, sen gibi .


14 Nisan 2012 Cumartesi

Varamadık

Ne vardı şimdi olsaydık .
Ne vardı şimdilerde yaşasaydık .
Ne vardı yıl 1990'lardan  bu tarihe kadar geldi diyebilseydik . . .
Sarılabilseydik biz, biz olduktan sonra hep .
Ne vardı gökte aşkı, yerde huzuru bulsaydık .
Ne vardı ağlamaklı olmamın sebebi hayal kırıklıklarım olmasaydı
Ne vardı . . ?
-Hiç bir şey yoktu aslında .
Her şey olduğu yerde, olduğu kadardı ve biz seninle o günlerde kaldık .
Bir yapım eki olduk "-di"li geçmiştik .
Bu zamana varamadık .

2 Nisan 2012 Pazartesi

Bir baktım da ne kadar uzun zaman olmuş,
elin elime, gözün gözüme, sesin sesime değmeyeli.
Adını ifşa etmemeli gönlüm,
arada isyanımı yüzüne savursam da kelimelerimle
yutkunup sırtımı sesinle sıvazlayan sen olursun; bende ki sen.

Uzun zaman olmuş, sana değişik anlamlar yüklemeyeli.
Mesela seni çiçeğe böceğe benzetmeden, içmeden düşler kurmayalı.