24 Şubat 2011 Perşembe

İki ayaklı rüyalar

' Kapıyı kapat ! ' dedi yüksek sesle . . .
Ama kim dedi bilmiyorum. Seste hiç tanıdık değildi. Büyük ihtimal beni samimi gören biriydi.

Samimiyet ne demekti ?
İyi bir anlamı olsa da insanlar bunu hep suistimal mı ediyorlar ? Ve tabii ki sonra da kocaman bir kırık düş oluyor elde.
Derin nefes alıp veriyorum ' samimiyet' in suyu yüzü hürmetine. Sırf karnı tok sırtı pek kaderim için .

Peki ya hiç olmayacaklar ( ? )
Olanlar, varmış gibi olanlar, olacakmış gibi olanlar ama olmayanlar, hâyâller, rüyalar ... Ya onların sesi olsa ne derlerdi acaba bana ( ? )
Onlar da ' Kapıyı kapat ! ' mı derler ki haşin bir ses tonuyla .

Ya da hepsi bir yanılsama, bir iç ses yankı yaptı o kadar
evet evet yüksek sesli konuştum ben büyük ihtimal benliğimle, bir öğrenemedim alçak sesle konuşmayı. Annem boşuna demiyor babanın kızısın diye.
Söz daha alçak konuşacağım benliğimle, alçalmadan insanlar kadar ben onunla en samimi halimle daha alçak konuşacağım. Valla söz, hem de 'insanoğlu' * sözü.



* dillere pelesenk bir söz oldu insan oğlu , ben insanım oğlu olmasam da olur .

18 Şubat 2011 Cuma

bu günün notu ..

bir baş ağrısı bir kalp ağrısına denk gelmiyormuş, öyle derler hep. Ama benim başım kalbimden daha çok şey için ağrıyorsa ne olacak o  zaman ?


Kalbim sadece ' sev - ' üzerine ağrırken beynim bir sürü şeyi kaldıramayıp, düşündüğüm, umutsuzluğa kapıldığım, yarı yolda hayatıma gelenlere 'hoş gelmişsin' diyemediğim , 'ağır ol inecek var!' diyenlere 'müsait yerde inersin' diyemediğim, cinnet geçirenlere ilaç tedavisinde bulunamadığım, katil zanlılarını yakalayamadığım, 2 X 2 'nin 4 ( dört ) ettiğini ispatlayamadığım, sek sek oynayan çocukların oyunlarını bozan yoldan geçen arabalara engel olamadığım, bayide gazetemi ayırmayı unuttuklarında tepki gösteremediğim, akşam anneme arada bağırdığım, duymamam gerekenlere şans eseri kulak misafiri olduğumda sıkıntı yaşadığım, doktor ' sağlığınla oynuyorsun, yapma!' dediğinde "hadi be, sen benimle oynuyorsun!' diyemediğim için ağrıyor benim başım ve bu yüzden 'Kalp ağrısı da neymiş' bırakın bu işleri diyorum herkese.


Döktüğüm göz yaşları sadece buhar olup uçuyor, en iyi yanıysa bu tuzlu su 'cildimi güzelleştiriyor' ruhum polyannacılık oynuyor benimle, beynime söz geçiremiyorum ama o illaki bu iyiliklerin faili meçhulü.
Bir kahve iyi gelir gelmişime de , geçmişime de yanında yanıp duran sigaranın dumanından beslendiğim de şifa buluyor bütün satırlarım. 
Varlığımı iyi bilenler 'sağlığım'a duacıyken, benimle mutsuz olanlar 'yokluğum'a duacılar.


Hayat çok şerefsizsin biliyon mu? - Abiminde kulaklarını çınlatmak istedim . . . -


Olsun yine de yaşamak iyidir diye düşünmekteyim rüyamda. Bir de çalar saat olmasa belki daha fazla güzel göreceğim ama yine de her gece bu alemi yaşamaktayım 'iyisin be şerefsiz hayat yine de' diye diye. 

9 Şubat 2011 Çarşamba

sızlar anlar ..

an'sızın olur tüm bakışlar
an'sızın dökülür sözler ağzımdan sana
kalp benim ki de, çarpar ;
benim ki de sever
bir yanarsa gönlüm her şeyi af eder
. .
ben direnmedim kalbimi dinledim
an'sızın olan yakınlaşmalarda
ve sonra her şey
son buldu bizle beraber
biz 'sevdikçe' mesafeler aşka eklendi
biz 'bittikçe' aşk gönlümüzü eyledi ..

6 Şubat 2011 Pazar

konuşma vakti ! adı

kaldırım taşından bir kapı
kan içinde hala canlı
kalp atışları toprağın altında
ama eller kollar yüzler hep o
sözün bitip cümlelerin başladığı yer
sonsuzluğu anlatıp
ölümün hatırlatıldığı 'alet'ler
alet edilenler,  faili meşhuller, kaza olanlar, kayıp olanlar
hepsi bir yerde toplanırlar
düşünceler de buluşurlar
hepsinin adı aynıdır
'Yol arkadaşları'