Nur topu gibi bir hayaller verdin ellerime,
Cümle kurmanı istediğimde, yüklemi olan fakat öznesi olmayan bir cümleydi hep kurduğun.
Çizdiğin resimlerde kişiler vardı, hep iki kişilerdi, belirlenmeyen tek suretleri idi.
Ben hiç beni oraya koyamadım, o suretlerden birini kendime benzetemedim; çok istedim ama yapamadım(-n)
Her kendimi koymak istediğim an; başka nefesler, başka sesler yankılandı yüzünde.
ben yerimi hiç bilemedim; zaten yerimi de gösteren olmadı.
hep haddimi bildirdiler. Giderken de bu yüzden "nereye?" diyen olmadı; çünkü hep ayakta kaldım.
Gitmeler güzeldir, insan çok şey öğrenir giderken; yolları öğrenir mesela, özellikle kaybolmamak için o yollarda.
Ben gittim, hem de defalarca.
Yine öğreniyorum gitmeyi, aynı toprak yolda üstümü başımı değil de, aklımı gönlümü kirlete kirlete gidiyorum.
***
Yağmuru bekliyorum şimdi, yüreğime kadar boğulmak istiyorum o yağmurda
ve arınmak istiyorum; elime verdiğin sükutu hayallerden, öznesiz cümlelerden ve senden ...
***
Sonra da oturmak istiyorum aslolan yerimde, senden çok uzakta.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder