26 Ocak 2011 Çarşamba

kalp sızım var

yok işte inişi çıkışı bu yolun,
yok işte elimde, avucumda bir şeyler karalanacak kağıttan başka
içtiğim bir bardak çay ve ciğerlerime ısrarla çektiğim sigaramda başka bir şey yok. Yok işte...!
sen yok olmak için adım adım atarken çok uzaklara, ben sana koşar adımlarla geliyor nefesim ensende.
tutuğun elleri hissediyorum, gülüşünü tek dinliyorum
ve hiç bir şey hatırlamıyor-muş gibi yapıyorum gece yatağıma yatarken
sabah 7:00 de kalkıyorum sırf seni uyandırmak için
kahvaltı tabağına hiç bir şey koymadan , sofrayı kahvaltı edecek gibi hazırlayıp,
.. sonra vurup kapıyı çıkıyorum
senin benim hayatımdan çıktığın gibi.
"son bu, başka yok!" dedikçe
hep bir ilki daha yazıyorum
en büyük batıl inancım oldu göz yaşlarım
'sen ' anıyorsun beni yine bu gece.
akşam eve gelirken çok üşüdüm, marjin de yok ...
ısınmak zaman aldı bu akşam bir tabak çorbayla...
Uzun zaman sonra o eski evin önünden geçtim, zile baktım hala boş ve kırık duruyor öyle
Sonra dedim kendi kendime bir ben terk edemedim bu şehri, bu evi, bu sevgiyi
bir ben terk edemedim bizi
memnunum, bazen yerine koymak istesem de önüme çıkan 'gerçek' insanları
ve ben yapamadım senin gibi kolay 'birilerine' el vermeyi.
kalp dedim, önce kalp sevmeli
sonra hayat yoluna sokar çarpıntıları
bir zamanlar, bundan iki yıl önce, bağıra çağıra sadece özlem tekin düet yaptığı için dinlediğimiz parçayı ben bu akşam sadece bir yerinde onlara eşlik ettim ... ... 'kalpsiz!'
acaba öyle misin ? şarkıda ki gibi 'beş senelik aşk unutup gidilmez ki!' mi ?
bütün tezleri çürütebilecek bir dünya da yaşıyoruz. kafama sokulsa da her şey, gözüm görmese de her şeye cevabım yine de hazır
"ben bu aşkı 4,5 yıl en çok uzaktayken yaşadım"
bir de sensiz olan aşkı tercih etmek istedim, olabileceklerin en âlâsı nasıl olacaksa öyle olsun istedim, ya ben yapamadım yada karşıma çıkan insan benim gibi cesaretsiz ve aynı duygular içinde olan biri çıktı...
kulaklarının çınlamasını, kalbine ve aklına arada bir benim gelmemi hiç istemiyorum, hatta bu defteri kapatıp yoluna koyulman beni daha çok ayakta tutar...
fakat ben daha bu dediklerimi yapamam, ilk önce düzelmem için cümlelerimden 'sen'i atmam gerekiyor bu konuda da çok başarısızım.
arada bir gelmen gerekiyor aklıma, yaramı kanatmamam gerekiyor, senden nefret etmemem gerekiyor, öğlen yemekte senin de sevdiğin şeyleri yememem gerekiyor yada  hatırlamamam.
son kez sen dememem gerekiyor bir de çünkü; bunu dedikçe yine yazıyorum sana dair cümleler.
unutmak istiyorum önce kendimi .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder