Üç beş satırlık bir şey içmekti niyetim .
Tutmaktı aklımda "söz !" dediklerini ,
sonra sana onları tekrar tekrar yinelemekti .
Yaşanılanlardan kalan kırıntılardan kendime katık yapıp ,
ilk ateşiyle sana yeniden sunabilmekti . . .
. . . olmadı ,
. . . olamadı , bunu geç anladım
sonra .. " 'zaten' olamazdı ( . . . ) " dediğinde zırhımı kuşandım .
Bütün kepenkler 'senin' namında herkese kapandı .
Masallar anlatır gibi köşe bucak, çakıl toprak, kağıt kalem, her yere anlattım .
İnsan anlattıkça bütün yükü hafiflediği gibi, zamanla her şeye alışıp 'yoku da ' öğreniyormuş.
Şükretmek böyle oluyor daha iyi idrak etmeye başladım ,
yokluğunu benimsedim ama 'herkes'i böylece 'yok' bildim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder