Ne var biliyor musun aramızda ,
gerçi nereden bileceksin ki , hangimiz oturup anlattı ki düşüncelerimizi. Ben arada 'isyan' etmenin dışında sen hiç bir şey yapmazken, bazen sen 'sakinliğin' verdiği güçle tepkini koyuyordun bana.
Ne var biliyor musun aramızda ,
ben sana bir ton cümle kurabilecek kadar içimde büyütüp duruyorum seni suskun ve tam istediğin sessizlikte, sen olabildiğince mağrur düşüncelerde.
Ne var biliyor musun aramızda ,
ben her sana koştuğumda yardım almak için asıl 'bize' yardım etmek istiyorum ama sen; bizi sükunetin ile gömüyorsun kendi derinliklerine.
Ne var biliyor musun aramızda,
ben saatlerce ideallerimizden konuşabilecekken, yarın 'mutluluk' için neler yapabileceğimizi konuşabilecekken sen; her şeyi kişiselleştirip, konulardan uzaklaşıp bizden sen ve ben yapabilirsin.
Ne var biliyor musun aramızda ,
hâlâ tutulabilecek ay var gök yüzünde hâlâ yıllardır kıyamet diye kabul edilen güneş tutulması var. Ben bunlar bile 'ben' olarak yaşamak istemezken sen; her şeyi 'kaderine' terkedebilirsin .
Ne var biliyor musun aramızda ,
aşkı farklı saat dilimlerinde yaşamak var. Ben uyandığımda yaşarken bütün çıplaklığı ile gerçekleri sen; rüyalarına sokuyorsun sadece beni 'çıplak' düşüncelerinle.
Ne var biliyor musun aramızda,
ben kör kütük içip sarhoş olup 'mutsuzluğumu' senin cümlelerinle yok etmeye çalışırken sen; sadece 'mutluluğu' anlatıyorsun bana. Oysaki hayat her şeyi ile müşterektir can da.
Ne var biliyor musun aramızda ,
sen bana uzaklığı 'şarkılarda' anlatırken ben sana ; cümleler kuruyorum açık yüreklilikle.
Ne var biliyor musun aramızda ,
aşkı adına göre değil de namına göre yaşamak var. Ben aşkı çok mantıkla değil de ortak paydada buluşup yaşamaya çalışırken, sen olabildiğince kendi tabirlerin ile yaşıyorsun.
Ne var biliyor musun aramızda ,
ben sana ' huzur' dedikçe, sen yine sana yakışanı yapıp 'uzak' dedin gönlümüze .
Ne var biliyor musun aramızda ,
çok şey var da "bir sana anlatamadım ben, günler benimle kül gibi yanıp geçtikçe" ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder